Cumhuriyetin Genel Kültür Alanındaki Çalışmaları

Cumhuriyetin Genel Kültür Alanındaki Çalışmaları

Cumhuriyetin Genel Kültür Alanındaki Çalışmaları

Cumhuriyet’in İlanı : Atatürk döneminde yapılan en önemli atılım Cumhuriyet’in ilanı (1923) ve Hilafet’in kaldırılmasıdır. (1924) Atatürk cumhuriyet ile halkı yönetme yetkisini millete vermiştir. Hilafeti kaldırarak din ile devlet işlerinin birbirinden ayrılmasını sağlamıştır. Cumhuriyet ilan edilerek egemenlik bir tek kişinin elinden alınmıştır. Laik düzene geçilmesi hususunda en önemli alan hilafetin kaldırılmasıdır.

Kuran’ın Türkçe ‘ye Çevrilmesi İçin Yapılan Atılımlar

Din bir milletin yaşamında önemli bir yer tutar; aklı hür, vicdanı hür bir şekilde dini yaşamak ve yaşatabilmek için yüce kitabımız Kuran’ı anlamak gerekir. Atatürk İslam Dini’ne gönülden inanmış ve bu yüce dinden her fırsatta övgüyle söz etmiştir. Atatürk ilk olarak kutsal kitabımızı o dönemin din alimlerinden birine Türkçe ‘ye çevirtmiştir. Yapılan çalışma ile amaçlanan halkın inandığı benimsediği dinini öğrenmesi, dini kötüye kullanan, kazanç kapısı yapanlardan uzak durmasını sağlamak içindi. Diyanet ile Mehmet Akif ve Elmalılı Hamdi Yazır arasında imzalanan sözleşmeyle Kuran’ın Türkçe ‘ye tercüme ettirilmesi için ilk adım atılmış oldu. (1925)

Latin Harflerinin Alınması

Okuma yazma o günlerde hakim olan Arap diliyle çok zordu, okuma yazma çok düşüktü, Atatürk bu nedenle Latin harflerini uygulamaya geçirdi. (1928) Başöğretmenlik yaparak toplumun bazı yerlerinde okuma yazma kurslarını bizzat kendi vermiştir. Okuma yazma seferberliği başlatılarak, okuma yazma oranının yükseltilmesine çalıştı. Latin harflerine geçiş genel kültür anlamında yapılan büyük bir devrimdir.

Bir milletin en önemli değerlerinden bir tanesi de dilidir. Milli kültür temellerini oluşturmak için Atatürk okullarda resmi olarak okutulan bütün tarih kitaplarını alanında uzman kişilerin incelemesi için toplatmış ve genel kültür temellerini oluşturmak için en büyük adımları atmıştır.

Türkçe ‘ye o dönemde batı dillerinden, Arapça, farsça dillerinden fazla sayıda kelime geçmişti, günlük yaşamda kullanılan öz Türkçe kelimeler azdı. Kültür ile dil arasında çok yakın ve yoğun ilişki vardır, bir dile bakarak o milletin hayatında önemli şeyleri hemen kavrayabilirsiniz. Toplum olarak karşılaşılan olayların seyrinde hangisi ile karşılaşılıyorsa o olaya birçok kelime yüklenmiştir. Bunun bilincinde olan Atatürk, Türk Tarih Kurumu’nu kurarak (1931) dilimizi saran bu tesirlerden Türkçe’mizi arındırmak için çalışma başlatmak istemiştir.

Türk Tarih Coğrafya Fakültesi’nin Kurulması

Memleket içinde çok aydın insanın olduğunu, bu insanların memleketler görüp, değişik kültürleri tanıdığını ancak kendi kültürlerine, geleneklerine yabancı olduklarını Atatürk konuşmalarında dile getirmiştir. O nedenledir ki sadece Osmanlı kültürünü tanımak değil, tarih boyunca var olan Türklerin yurt edindiği tüm bölgelerde var olan Türk Dili, geleneklerinin tanınmasını, araştırılmasını istemiştir. Bu nedenle de Türk Tarih Coğrafya Fakültesi (1935) kurulmuştur.

 

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 2 YORUM
  1. Murat Arıkan Murat Arıkan dedi ki:

    Sitemizdeki sizlerin destegi ile daha da geliştirmek amacıyla faliyetlerimizi sürdürüyoruz.