İnsan Sağlığı Açısından Balık Etinin Önemi

İnsan Sağlığı Açısından Balık Etinin Önemi

İnsan Sağlığı Açısından Balık Etinin Önemi bir çok kişi tarafından bilinmektedir. Balık ve diğer deniz ürünleri, insanlık tarihinin başından beri besin kaynakları sıra hep üst sırada gelmiştir. Bitkilerin ekilmesi, yetiştirilmesi, toplanması ve hayvanların besin olarak kullanılması için evcilleştirilmesinden önceki dönemlerde en kolay besin kaynağı olmuştur. Günümüz şartlarında balıklar ve diğer su ürünleri dünya nüfusu tarafından tüketilen hayvansal proteinlerin dörtte birinden daha fazlasını sağlamaktadır.

Türkiye de Balık Tüketimi:

Türkiye her ne kadar üç tarafı denizlerle çevrili ve denizlerimizde çeşit çeşit balık yakalanan bir ülke olsak da balık tüketimi konusunda dünyada ki diğer ülkelerden çok geride kalmış durumundayız. Dünya Gıda ve Tarım Örgütü verilerine göre ülkemiz de yıllık kişi başına düşen 5 Kg balık tüketimi ile dünyada sıralamasında 150. Sırada yer almaktayız. Sıralamada kişi başına 168 Kg ile Maldivler ve açık ara fark ile listenin birinci sırasında yer alırken Hong Kong’da 72 Kg ,  Norveç de 54.5 Kg , Japonya da 51.8 Kg , İspanya da ise 41 Kg a kadar düşmektedir. Bu verilere bakıldığında neden geri kaldığımızın birçok sebebi var. Öncelikle olarak balık ve diğer su ürünlerinin sağlığımız için ne kadar önemli olduğu gerçeğini henüz öğrenemedik ya da kabullenemedik.

Balığın Besin Değerleri ve Sağlık Üzerine Etkileri:

Balık protein bakımından çok zengindir. Balık eti, yumurta, et, süt, gibi kaliteli protein kaynaklarındandır ve %20-23 oranında protein içerir. Balık eti, kemik gelişimi, gözün değişik ışık durumlarında görebilmesi ve bağışıklık sisteminin güçlenmesinde önemli rol oynayan A vitamini kalsiyumun kemiklere yerleşmesi, kemik sağlığı ve gelişiminde görevli olan D vitamini ve özellikle kanın akışkanlığında görevli K vitamini ve B grubu vitaminleri (B1, B2, B6, B12) açısından zengindir. Ayrıca, iyot, selenyum, fosfor, magnezyum ve çinko mineralleri bakımından da iyi bir kaynaktır.

Balık Satın Alırken, Hazırlanırken ve Pişirilirken Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar:

Balığın kalitesi tazeliği ile ölçülür. Balık satın alırken, gözlerinin parlak ve lekesiz, pulları ve yüzgeçlerinin diri, gözlerinin parlak ve lekesiz, derisinin gergin ve sert, anüs kısmının sıkı şekilde kapalı, karın kısmının sert ve esnek, lekesiz, yırtık olmamasına, etli kısmına parmak ile basıldığında parmağın bıraktığı izin hemen düzelmesine özen gösterilmelidir.

Balığın bol bulunduğu mevsimde satın alınmasına özen gösterilmelidir. Taze balıklar satın alındıktan sonra iki saatten fazla oda sıcaklığında bekletilmemeli, pişirilinceye kadar pulları ve içi hemen temizlendikten, yıkanıp, iyice kurulandıktan sonra uygun bir kapta buzdolabı ısısında muhafaza edilmelidir. Balıkların, buzdolabı ısısında 1-2 gün, derin dondurucuda ise 3-6 ay saklanması uygundur.

Halk arasında balık ile yoğurdun bir arada tüketilmesi zehirlenmeye sebep olacağı dair yanlış bir kanı kullanılmaktadır. Oysaki balık ve yoğurdun her ikisinin de taze olması durumunda bir arada tüketilmesinin her hangi bir sağlık da sıkıntı yol açma durumu bulunmamaktadır.

Sonuç Olarak:

Daha anne karnında iken ω-3 yağ asitlerine ihtiyaç duyar ve hayatın her kısımın da bu ihtiyaç artarak devam eder. Balık tüketiminin insan sağlığı üzerindeki tüm çalışmalarda hem içerdiği besin hem de çağımızın belli başları hastalıklarında tedavi edici rolünden yararlanılması gereken çok önemli bir besin kaynağı olan balığın en az 1 kere tüketilmesinde yarar vardır.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Avatar Askeri Bilgi dedi ki:

    Düzenli olarak her ayda 2 defa balık yemek kısmet oluyor diyebilirim. Fakat yiyeceğmiz balık doğal olmalıdır. Bir çok esnaf havuz içerisinde beslenmiş balıkları doğal diye insanları kandırmaktadır. Örneğin 3 ayda büyüyecek balığı 1 ayda yemler ile büyütmeleri gibi.

    Bu konuda herkesi hassas davranmaya davet ediyorum.